Umut Hevi Çelik’in heykelleri, doğulu kadınların sessiz çığlığına hayat veriyor
Ağrı’nın Taşlıçay ilçesinde dünyaya gelen heykeltıraş Umut Hevi Çelik, sanatında taşıdığı derin toplumsal mesajlarla yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da büyük yankı uyandırıyor. Özellikle doğunun dezavantajlı kadınlarının yaşadığı baskı, şiddet ve görünmezliğe dikkat çeken Çelik, eserlerinde kadın bedeni, direniş, hiçlik ve bastırılmış kimlikler gibi zor temaları cesur bir dille ele alıyor.
Sanatçının son olarak Amsterdam’da açtığı “QALIK (Kabuk)” adlı sergi, Avrupa sanat çevrelerinde dikkatle takip edildi.
Bronz, ahşap, dikenli tel ve pleksi gibi malzemelerle oluşturduğu heykeller, bastırılmış kadın kimliğini görsel olarak adeta çığlık çığlığa ifade etti.
Sergide, cinsel şiddet, sessizlik ve kadın bedeninin nesneleştirilmesi gibi konular, güçlü figüratif formlarla izleyiciye sunuldu.
Eleştirmenler, Çelik’in sergisini “Doğu’nun unutulmuş kadınlarına bir anıt” olarak tanımladı.
Çelik’in sanatına Avrupa’dan gelen bu ilgi, yalnızca estetik beğeniye değil, kadın hakları temelli evrensel bir duyarlılığa dayanıyor.
Sanatçı, yaşadığı coğrafyanın acılarına sırtını dönmeden, bu acıları sanatla görünür kılıyor.
“Benim için sanat bir hafıza taşıyıcısı.
Doğu’daki kadınların sessizliğini bronza, ahşaba, tellere aktarıyorum,” diyen Çelik, sanatının her aşamasında yaşadığı coğrafyanın izini taşıyor.
Avrupa’daki kültür vakıfları ve feminist sanat çevrelerinden aldığı davet ve desteklerle çalışmalarını uluslararası alana taşıyan Çelik, sanat aracılığıyla toplumsal bir yüzleşme çağrısı yapıyor.
Onun eserleri, sessizliğe mahkûm edilmiş kadınların sesi oluyor.
Sanatçının Biyografisi
- Adı: Umut Hevi Çelik
- Doğum Yılı: 1985
- Doğum Yeri: Taşlıçay, Ağrı
- Eğitim: Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
- Branş: Heykeltıraş
- Kullandığı Malzemeler: Bronz, ahşap, metal, pleksi, dikenli tel
- İşlediği Temalar: Kadın bedeni, cinsel şiddet, hiçlik, bastırılmış kimlikler, direniş