Menü
SON DAKİKA
Ağrı İlçe Haberleri 3 dk

Acı gerçek, artık kahveler camilerden kalabalık

H
Haber Merkezi
👁 5,567
Bir zamanlar iftardan hemen sonra koşarak gittiğimiz camilerde yer bulamama telaşı yaşardık, Şimdi herkes sessiz sedasız izliyor…

Bir zamanlar iftardan hemen sonra koşarak gittiğimiz camilerde yer bulamama telaşı yaşardık, Şimdi herkes sessiz sedasız izliyor…

Taşlıçay’da Teravih Hüzünlü: Camiler Boş, Kahveler Dolu

Taşlıçay Müftülüğü tarafından sosyal medyada paylaşılan bir fotoğraf, ilçede uzun süredir fısıltıyla konuşulan bir gerçeği yeniden gündeme taşıdı. Bir takipçimizin tarafımıza ulaştırdığı görüntüde, teravih namazı sırasında Merkez Camii’nin alt katının büyük ölçüde boş olduğu görülüyor. Oysa Çocukluğumuzda yer bulamadığımız Merkez Caminin her 2 katıda dolup taşıyordu...

Bir zamanlar iftardan hemen sonra koşarak gittiğimiz camilerde yer bulamama telaşı yaşanırdı. Özellikle Taşlıçay Merkez Camii’nin alt ve üst katı tamamen dolar, üst katlarda saf arayanlar olurdu. Çocukluğumuzun Ramazanları; kalabalık saflar, omuz omuza verilen dualar ve cami avlusundaki muhabbetlerle hatırlanır.

Bugün ise tablo tersine dönmüş gibi görünüyor.

“Kahveler camilerden daha işlek” diyen vatandaşların sözleri, meselenin en can yakıcı tarafını oluşturuyor. Bu yalnızca bir sayı meselesi değil; bir ruh hâlinin, bir toplumsal dönüşümün göstergesi.

Peki Ne Değişti?

Bu soruya verilecek cevaplar elbette tek boyutlu değil.

.Gençlerin camiden uzaklaşması: Dijitalleşen dünyada genç kuşakların dini mekânlarla kurduğu bağ zayıflıyor. Sosyal medya, bireyselleşme ve farklı yaşam tarzları, geleneksel ibadet alışkanlıklarını etkiliyor.

  • Güven ve temsil meselesi: Dini kurumlara yönelik eleştiriler, zaman zaman yaşanan tartışmalar ve toplumun bir kısmında oluşan mesafe duygusu, cami ile vatandaş arasındaki bağı zedeleyebiliyor.
  • Ekonomik ve psikolojik yorgunluk: Hayat pahalılığı, işsizlik, gelecek kaygısı… İnsanlar geçim derdiyle boğuşurken manevi hayata ayırdıkları enerji de azalabiliyor.
  • Toplumsal değişim: Ramazan kültürü geçmişte daha kolektif yaşanırken, bugün daha bireysel bir çerçeveye kaymış durumda.

Sorumluluk Kimin?

Bu soruyu yalnızca “vatandaş camiye gitmiyor” diye sormak eksik kalır. Cami sadece namaz kılınan yer değil; toplumsal dayanışmanın, gençlerle iletişimin, dert dinlemenin, rehberliğin merkezi olmalıdır.

İnsanlar neden gelmiyor sorusunu sormadan, sadece gelmedikleri için sitem etmek çözüm üretmez. Belki de camilerin kapısından içeri giren sayısından önce, kalplere dokunabilen bir dilin yeniden inşa edilmesi gerekiyor.

Bir Dram mı, Bir Uyarı mı?

Ortadaki tablo bir dram olarak görülebilir. Ancak aynı zamanda bir uyarıdır. Ramazan ayı, sadece oruç değil; muhasebe ayıdır. Bu muhasebe yalnız birey için değil, kurumlar ve toplum için de yapılmalıdır.

Camiler boşalıyorsa, bu sadece safların seyrekleşmesi değildir; bir aidiyet duygusunun zayıflamasıdır.

Taşlıçay’da yükselen bu sessizlik, belki de yeniden düşünmek için bir çağrıdır. Çünkü mesele sadece teravih değil; mesele birlikte olabilme, aynı safta durabilme meselesidir.

Bu arada Taşlıçay Müftülüğü Sosyal medya hesaplarından 2 yıldır engellenmem nedeniyle, Sayfayı detaylı göremiyorum :)

H

Hüseyin Arslan

Haber Merkezi

Ağrı Haber Ajansı olarak en güncel ve doğru haberleri sunmak için çalışıyoruz.