Menü
SON DAKİKA
Ağrı Haberler 3 dk

Devlet affetti, çayçı salmıyor

H
Haber Merkezi
👁 5,399
Devlet Affetti, Çayçı Salmıyor: Ağrı Defterdarı’nın "Hukuk" Mesaisi Eskiler anlatır, Ağrı’da vaktin birinde bir hemşehrimiz, küçük bir kabahat yüzünden kendini hakim karşısında bulmuş. Hakim bey bakmış, adamın hali hal, niyeti halis; vurmuş tokmağı masaya: **"Beraat!"**

Devlet Affetti, Çayçı Salmıyor: Ağrı Defterdarı’nın "Hukuk" Mesaisi

Eskiler anlatır, Ağrı’da vaktin birinde bir hemşehrimiz, küçük bir kabahat yüzünden kendini hakim karşısında bulmuş. Hakim bey bakmış, adamın hali hal, niyeti halis; vurmuş tokmağı masaya: **"Beraat!"**

Vatandaş sevinçten uçarak koridora çıkmış. Tam o sırada adliyenin meşhur çayçısıyla burun buruna gelmiş. Bizimki heyecanla müjdeyi vermiş: "Gözün aydın çaycı, hakim beni bıraktı, beraat aldım!"

Çaycı tepsideki bardakları şöyle bir tıngırdatmış, kaşlarını çatıp adamın yolunu kesmiş: **"Olmaz öyle şey! Ben kabul etmiyorum. Sen beraat alamazsın, geri dön!"**

Vatandaş bakmış çaycıdan kurtuluş yok, başlamış koridorda feryada: **"Ey millet! Duyun sesimi! Devlet beni affetti, ama bizim çayçı beni affetmiyor!"**

 

### Bugünün "Çaycısı": Ağrı Defterdarı

Yıllar geçti, adliyenin o meşhur çayçısı emekli oldu belki ama zihniyeti bugün Ağrı Defterdarlığı’nda koltuk bulmuş durumda. Türkiye’nin sosyo-ekonomik açıdan en zor günlerini geçiren, yoksullukla mücadele eden bu kadim şehrinde; halkın "Devlet Babası" olması gereken makam, adeta bir "icra kıskacı" haline gelmiş.

Vatandaşın hali malum; ya tarım sezonunun bereketini bekliyor ya da bir kredi umuduyla nefes almaya çalışıyor. Devletimiz, zor durumdaki borçlusu için zaman zaman vergi afları, yapılandırmalar ve **6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun** kapsamında çeşitli kolaylıklar sağlıyor.

 

Ancak Ağrı’da durum farklı işliyor:

 * **Zorlayıcı Tahsilat (Madde 54):** Kanun, alacağın tahsili için "cebri icra" yollarını açık bıraksa da, memurun "hakkaniyet ve kamu yararı" gözetmesi esastır. Oysa bugün Ağrı'da vatandaşın kapısına dayanan tebligatlar, nefes aldırmayan icra dosyaları halkı canından bezdirmiş durumda.

 

 * **İhtiyati Haciz (Madde 13):** Henüz vadesi gelmemiş veya yapılandırma bekleyen borçlar için bile "yangından mal kaçırır gibi" dosya hazırlamak, yoksul halkı sıkboğaz etmekten başka bir amaca hizmet etmiyor.

 

### Kraldan Çok Kralcı Olmak

Anayasa’nın **Sosyal Devlet İlkesi (Madde 2)** uyarınca devlet, vatandaşının ekonomik refahını korumakla yükümlüdür. Devlet, borcunu ödeyemeyen vatandaşına "bir yol bulalım" derken; Ağrı Defterdarı adeta o meşhur hikayedeki çaycı gibi koridorun başında durmuş, **"Devlet affedebilir ama ben etmem!"** diyor.

 

Ağrılı çiftçinin, esnafın ve dar gelirlinin sırtındaki yük zaten ağır. Bir de üzerine bürokrasinin "soğuk ve katı" yüzü eklendiğinde, vatandaşın feryadı yine aynı yankıyı buluyor:

 

**"Ankara’daki kanun beni anlıyor, ama Ağrı’daki Defterdar beni duymuyor!"**

 

Sayın Defterdar’a hatırlatmak gerekir: Devletin büyüklüğü, tahsil ettiği faizle değil; vatandaşının yüzündeki tebessüm ve huzurla ölçülür. Adliye koridorundaki o çaycıyı tarihe gömen halk iradesi, bugün "ben yaptım oldu" diyen bürokrasiyi de elbet not edecektir.

**Sizce de Ağrının  artık bu "çaycı mantığı" bürokrasiden temizlenmenin vakti gelmedimi**

Hüseyin Arslan Gazeteci Yazar

H

Hüseyin Arslan

Haber Merkezi

Ağrı Haber Ajansı olarak en güncel ve doğru haberleri sunmak için çalışıyoruz.