Bir kentin kaderini, o kentin yöneticilerinin vizyonu belirler.
Yıllarca doğunun mahrumiyet sarmalında, spor tesislerinin yetersizliğiyle, “burada imkan yok” bahaneleriyle anılan Ağrı, son dönemde adeta küllerinden doğuyor.
Bu değişimin ve dönüşümün mimarı ise göreve geldiği günden bu yana sahada ayak basmadık yer bırakmayan Ağrı Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Çelebi’den başkası değil.
Gelin, hafızalarımızı biraz zorlayalım ve çok değil, birkaç yıl öncesinin Ağrı’sına bakalım.
Eskiden Ağrı’da spor demek, sadece birkaç idealist antrenörün kendi çabalarıyla bir şeyler yapmaya çalışması demekti.
Gençlerimizin yetenekleri mahalle aralarında, tozlu topraklı sokaklarda kaybolup giderdi.
Kış turizminin göbeğinde olmamıza rağmen tesis yetersizliğinden yakınır, yüzme havuzlarının önünden sadece geçer dik.
Gençlik merkezleri ise sadece belirli dönemlerde kapısı açılan, fonksiyonunu tam yansıtamayan binalardan ibaretti.
“Doğuda imkanlar kısıtlı” cümlesi, başarısızlıkların arkasına saklanılan en konforlu sığınaktı.
İşte Ahmet Çelebi ve ekibi, tam olarak bu makus talihi ve ezberleri yıkmak için yola çıktı. Bugün Ağrı, tarihinde görmediği yeniliklerle, uluslararası organizasyonlarla ve modern bir vizyonla tanışıyor.
Bugün Ağrı’da ne mi değişti?
Eskiden çocukların yüzme öğrenmek için tehlikeli çaylara, göletlere girdiği ve yüreklerimizi yakan boğulma haberlerinin geldiği bu kentte, bugün “Yüzme Bilmeyen Kalmasın” projesiyle binlerce yavrumuz modern, hijyenik havuzlarda profesyonel eğitmenlerden ders alıyor.
Ahmet Çelebi’yi ve ekibini makam odalarında değil, bizzat havuz kenarında, çocukların güvenliğini ve eğitimini denetlerken görüyorsunuz.
Eski dönemlerde sadece belli branşlara sıkışmış olan Ağrı sporu, bugün GSB Spor Okulları ve Engelsiz Spor Okulları sayesinde merkez ve 7 ilçede aynı anda 20’den fazla branşla şaha kalkmış durumda.
Üstelik bu imkanlar sadece sağlıklı çocuklara değil, “Engelsiz” modeliyle özel gereksinimli evlatlarımıza da sonuna kadar açıldı. Mahalle aralarında kurulan Sokak Basketbolu (3×3) ve Mahalle Ligleri ile artık yetenekli bir çocuğun gözden kaçma ihtimali yok; sporun imkanlarını çocuğun ayağına kadar götürüyorlar.
Peki ya gençlik ve teknoloji?
Eskiden Ağrı’da teknoloji üretmek, yazılım öğrenmek hayal gibi görünürken, bugün kurulan Deneyap Teknoloji Atölyeleri sayesinde Ağrılı çocuklar robotik kodlama, yapay zeka ve siber güvenlik öğreniyor.
Gençlik Merkezleri artık sadece zaman geçirilen yerler değil; “Merkezim Her Yerde” projesiyle köylerdeki, en ücra mezralardaki çocuklara kadar ulaşan devasa birer iyilik ve eğitim hareketine dönüştü. GSB yurtları ise sadece birer otel gibi kullanılmıyor; açılan sanatsal ve mesleki kurslarla üniversiteli gençlerin kişisel gelişim üssü haline getirildi. En büyük vizyon değişikliği ise spor turizminde yaşanıyor.
Ağrı valimiz Önder Bazkurtun talimatları ve destekleriyle eskiden terörle, güvensizlikle anılan dağlarımız ve kanyonlarımız, bugün uluslararası dev organizasyonlara ev sahipliği yapıyor.
Türkiye SKIL Enduro ve ATV Şampiyonası gibi ekstrem sporların Ağrı Dağı, İshak Paşa Sarayı ve Diyadin Murat Kanyonu’nu kapsayan 120 kilometrelik zorlu rotalarda yapılması, kentin çehresini değiştirdi.
Ağrı artık kabuğunu kırdı; dünyaya “Ben spor ve turizm şehriyiyim” diye haykırıyor. Uzun lafın kısası; eski Ağrı, imkansızlıkların arkasına sığınan bir şehirdi.
Yeni Ağrı ise imkanı ayağa kaldıran, gençliğine inanan ve sporda sınır tanımayan bir kent haline geldi. Ahmet Çelebi’nin dinamizmi, bürokrasiyi sahaya indiren tarzı ile bölgeye ve şehre olan sevdası, Ağrı’yı birçok yenilikle tanıştırdı.Yapılan Türkiye şampiyonaları, milli takım kampları, Okul sporları organizasyonları ve Analig müsabakaları ile ilk kez kurulan Basketbol ve hentbol takımlarıyla adeta sportif turizme katkı sağlandı.
Bu sessiz ama derinden gelen devrim, yarının Türkiye, Avrupa ve Dünya şampiyonlarını Ağrı’dan çıkaracaktır. Emeği geçen, gençliğe dokunan ve bu şehre değer katan herkese memleketim adına teşekkürü bir borç bilirim.
Yeni Ağrı, sporla ve gençlikle çok daha güzel!
