Ağrı'da AK Parti'nin 8. Olağan Kongresi: Samimiyetsizlik ve Hayal Kırıklığı Ağrı'da AK Parti'nin 8. Olağan Kongresi yapıldı fakat yine hiçbir şey değişmedi. Aynı yüzler, aynı kareler, aynı konuşmalar… Her kongre, biraz daha tekrara düşen bir ritüele dönüşmüş gibi. 7 ilçe ve merkezden katılımcıların 2500 kişilik spor salonunu samimiyetsiz bir şekilde yarım saatliğine doldurup hızla boşaltması, her şeyin özeti gibiydi. Ağrı halkı, siyasilerin bu tür davranışlarının artık farkında ve kesinlikle buna inanmıyor. Her yeni gelen başkan, bir heyecan ve yenilik getirmeliydi. Ancak İlhami Yıldız’ın liderliğe gelmesiyle birlikte, halkta herhangi bir değişim ya da taze bir heyecan görmek ne yazık ki mümkün olmadı. Bu, Ağrı’nın siyasetindeki yapısal sıkıntıları gösteriyor. Artık halk, kendi ekseni etrafında dönen bir yapıya güvenini kaybetmiş durumda. Bu gerçek, siyasilerin gözünden kaçıyor olabilir ama halkın güvensizliği giderek büyüyor. Sosyal medyada "devasa kongreler, büyük heyecanlar" gibi başlıklarla karşılaşabilirsiniz. Ancak gerçeğin ne kadar farklı olduğu açık. Bu işler gönül işi, sevgi işi olmalı. Zorla insanları salona getirmek, perde arkasında gerçek desteğin ne kadar zayıf olduğunu gizleyemez. Ne yazık ki, bir partinin içinde gerçek anlamda katkı sağlayan, halkın güvenini kazanan bir yapı kurulmadıkça bu tür gösteriler sadece sanal bir algı yaratmaktan öteye gitmiyor. Gerçek şu ki; 4 vekilden birini bile almakta zorlanıyorsunuz ve o bir vekil de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oyu ile seçilen biri oluyor. Yani, partinin bu katılımda gerçekten ne kadar etkisi olduğu şüpheli. Kongrede STK temsilcileri ve iş insanları da vardı ama bu isimlerin çoğu yalnızca "görünürlük" peşindeydi. Onların amacı, "Heso’nun da Xençeri var" diyerek fotoğraflarda yer almak ve bununla meşgul olmaktı. Kimse, kime destek verildiğini ve seçimlerde nasıl bir strateji izlendiğini unutmuyor. Geçmişte AK Parti’ye karşı olanlar, bugün listelere girmiş. AK Parti’nin zayıf zamanlarından faydalanarak, partiye hiçbir katkı sağlamadan partinin içinde yer almış isimler var. Bu, samimiyetsizliğin en açık göstergesidir. Partinin kimliğini bürokrasinin gözünde kullanarak piyasa gezenler de var. Ancak bu tür davranışlarla hiçbir sonuca varılamayacağı ve seçimde yine hüsran yaşanacağı sinyalleri giderek daha netleşiyor. Dem Parti’nin belediye başkanları ve milletvekilleri ise halkın gönlünde taht kurmaya devam ederken, AK Parti teşkilatları yalnızca haftalık toplantılarla günü geçirmekte. Bu durum, AK Parti'nin gerçek bir yenilik ve değişim yaratmadığının açık bir işareti. AK Parti’nin halka samimi gelmediği noktalar arasında, daha çok asfalt ve altyapı projelerinin öne çıkarılması da yer alıyor. Hazal Aras’a 100 metre asfalt yaptırın, siz dünyaları yapın, halk sizi samimi olarak kabul etmez. Gerçek başarı, halkla olan samimi ilişkiden geçer. Yol bilenle yol gidilir ama yapay zeka ile yazılmış metinlerle konuşan bir il başkanının bu ilde bir şeyler değiştireceğine inanan varsa, lütfen bizleri de inandırsın. Bir önceki kongrede de benzer eleştirilerimi dile getirmiştim ve yine "kötü adam" olmuştum. Ancak zaman geçtikçe haklı olduğum ortaya çıktı. Sonuç olarak, 3-1 mağlup oldu ak parti üzerine bir de belediye kaybedildi. Peki, madem herkes bu kadar samimi, neden seçimlerde bu kadar büyük bir hüsran yaşanıyor? "Kedi buradaysa ciğer nerede, ciğer buradaysa kedi nerede?" sorusu, tüm bu yaşananların özeti gibidir. Kongreye gelenlerin büyük çoğunluğu, samimi değildi. Bu gerçek, halkın gözünden kaçmadı. AK Parti’nin bu samimiyetsiz yaklaşımı, sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı güzel fotoğraflarla yanıltmaya devam etmekten öteye gitmiyor. Bu süreç, yalnızca partinin içindeki kişiler tarafından değil, tüm Ağrı halkı tarafından görülüyor ve ne yazık ki bu durum, partinin geleceği için oldukça tehlikeli bir işaret. Cenap Elem Gazeteci